İlim Rehberi

İlim & Bilgi Rehberiniz

İslamda barış ve kardeşliğin önemi , islamın barışa verdiği önem

İslam, barış dinidir.

Barışın sağlanmasında en önemli unsur şüphesiz konuştuğumuz dil ve üsluptur.  Kur’an-ı Kerim’de çok açık bir şekilde müminler barış dili geliştirmeye davet edilmektedirler: “Size Müslüman (es-selam) olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek: ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin.” Çünkü bir kişiyi inancı nedeniyle dışlamak, Müslümanlığını sorgulamak müminler arasında barışı bozar. İnsanların inançları­nı sorgulayacak olan makam insan değildir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), müminler arasında meydana gelen küskünlükleri ve dargınlıkları gidermede çözüm ola­rak selamı adres göstermiştir: “İnsanların Allah katında en değerlisi ve ona en yakın olanı, önce selamı verendir.” Çünkü selam, Müslümanlar arasında sevgi ve kardeşliğin geliştirilmesinin anahtarıdır. Toplumda çatışmaların, anlaşmazlıkların ve ayrılıkların önüne ancak barışa önem vermekle geçilebilir. Bunun ilk adım­larından biri de insanlara güler yüzle selam vermektir.            *

Allah iman edenlerin barış ve huzur içinde yaşamanın İslam’a girmekle eş anlamlı olduğunu şu ayetle ifade etmektedir: “Ey iman edenler! Hep birlikte barış (İslam) içinde olun. Sakın şeytanın pe­şinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanmızdır.” (Bakara suresi, 208. ayet.)

İslam barışa önem verir.

Barışı bozan durumların şiddetle karşısındadır. Kur’an-ı Kerim bunu şöyle ifade etmektedir: “...Kim bir kişiyi, haksız yere öldürürse muhakkak ki o bütün insanları öldür­müş gibidir. Kim de (bir kişinin hayatını kurtarmak suretiyle) yaşa­tırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Mâide suresi, 32. ayet.)

Kur’an’a göre kim toplumda barışı bozuyorsa o şeytanın yolunda gidendir. Şeytan ise Allah’a isyanın bir sembolüdür ve kötülük odağıdır. Onun bütün amacı, müminleri, bir barış yurdu olan cennete gitmekten alıkoymaktır. Ama unutulmamalıdır ki insan izin vermedikçe şeytanın üzerinde hiçbir etkisi olamaz. Kur’an’da bildirildiğine göre Allah’ın ihlaslı kulları üzerinde onun hiçbir hâkimiyeti olmayacaktır.

Yaşadığımız toplumda çatışma ve kavgaları ancak barış dilini yaygınlaştırmakla durdurabiliriz. Çünkü selam, salt bir söz değil, “öteki”ne; nasılsın demek, onun bir problemini çözmek, yarasına merhem olmak ve onu insan yerine koymaktır. İşte bu İslam’ın insana bakışı ve getirdiği değerlerin yüceliğini gösterir. Böyle bakışın yaşam tarzı hâline geldiği bir toplumda, gerçek anlamda barış ve güven sağlanabilir.

İnsanlık tarihi boyunca, yeryüzünde barış yolunda sürdürülen mücadeleler hiç de kolay olmamıştır. Birey ve toplumları barışa çağıran ve içtenlikle barışın gönüllü elçiliğini yapan bütün peygamberlerin ortak çabası, insanlığı barışa ve huzura kavuşturmaktır. Dolayısıyla Müslüman’ın amacı da bu dünyayı bir barış yurduna çevirebilmek olmaktır. Öte dünyada selam yurduna, cennete kavuşacak olanlar, ancak bu dünyayı bir barış ve esenlik yurduna dönüştürmek için çaba harcamalıdır.


 

Copyright © 2014
ilimrehberi.com. Her hakkı mahfuzdur.