İlim Rehberi

İlim & Bilgi Rehberiniz

Din Anlayışlarındaki Farklılıkların Sebepleri

Din Anlayışlarındaki Farklılıkların SebepleriDin Anlayışlarındaki Farklılıkların Sebepleri

Din anlayışında  ortaya çıkan yorum farklılıklarının sebepleri; sosyal yapı, kültürel, coğrafi, siyasi sebepler ile insanın yapısından ve dinî metinlerden kaynaklanan sebepler olarak izah edilebilir. Dinin kaynağı olan vahyin anlaşılma ve yorumlanma biçimleri, insanların bilgi birikimleri, yaşadığı ortamlar, duygu ve düşüncelerine bağlı olarak farklılık arzedebilir. Bu sebeplerden dolayı dinin özüne aykırı olmamak kaydıyla dinin farklı farklı yorumlanması normal karşılanmalıdır.

Sosyal, kültürel, coğrafi, siyasi sebeplerden dolayı oluşan bu farklı yorumlama biçimleri, İslam düşüncesi ve kültürüne zenginlik katmış, birçok farklı ilim dallarının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

İslam tarihinde itikadi ve ameli mezheplerin ortaya çıkışı, farklı tasavvufi ekollerin oluşması İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarının bir sonucudur.

1- İnsanın Yapısı:

Din anlayışında  yorum farklılıklarının nedenlerinin başında insanın yapısı

gelmektedir. Her insan ayrı bir alemdir. Dünyada hiçbir insanın diğerinin tıpa tıp aynısı değildir. Bunu yanında Allah insana verilen akletme, düşünme, seçme gibi üstün özelliklerle yaratmıştır. Ona, iyi ile kötüyü ayırt edebilme ve iradesini istediği doğrultuda kullanma imkânı vermiştir. İnsanın kendine özgü kişiliği aile, çevre ve eğitimle şekillenmektedir. Bir olay karşısında insanların farklı tepkiler vermesi insanın bu yaratılışından kaynaklanmaktadır.

Dış yapısı, iç dünyası, duyguları, düşünceleri, düşünce biçimleri (zihniyetleri), davranışları. inanışları, hayalleri bu kadar farklı olan insanların inanışlarının da farklı olması gerekir. Dini inancı, ibadet biçimlerini farklı şekilde algılayan insanlar farklı biçimde yorumlama yaparlar; böylece farklı din anlayışları ortaya çıkar.

2- Sosyal Kültürel sebepler

Din anlayışında  yorum farklılıklarının nedenlerinden biri de sosyal, kültürel ve coğrafi sebeplerdir . İnsan, sürekli etkileyen ve etkilenen bir varlık olduğundan içinde yetiştiği toplumdan pek çok yönüyle  etkilenir,  kişinin görüş ve düşünceleri, hayata bakışı, değerleri, yaşadığı toplum yapısına  ve bulunduğu coğrafyaya göre şekillenir. Toplum, insanı kültürel değerlerle de yön veriri ve  şekillendirir.

İslam dinini fetihlerle çok farlı cağrafi bölgelere ve farklı kültürlere yayılmasıyla ve İslam’a topluca girişler nedeniyle çok farklı coğrafyalarda yaşayan ve farklı kültürlere sahip insanlar Müslüman olmuşlardır. İslam düşüncesiyle tanışan toplumlar, eski kültürlerinden kopamamış, gelenek ve göreneklerini de dinî inançlarıyla bütünleştirmek suretiyle devam ettirmişlerdir. Bu durum, aynı dine inanan ancak farklı kültürel değerlere sahip geniş bir İslam toplumunun oluşmasını sağlamıştır. Bu kültürel değerler, farklı din anlayışlarının ortaya çıkmasına da imkân tanımıştır. Bu toplumların kültürleri, bilgi birikimleri, örf ve adetleri, gelenek ve görenekleri farklı olduğu için dinî konulara bakış açıları ve yorumları da farklı olabilmiştir.

Değişik sosyal şartların etkisiyle farklı dinî anlayışların ortaya çıkması sosyal bir olgudur. Örneğin, köydeki ve şehirdeki dinî yaşam ve bakış birbirinden çok farklıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı sosyal yapıda oluşan farklı dinî görüşler,  İslam tarihinde doğal karşılanmış ve birer zenginlik olarak kabul edilmiştir.

3- Siyaset

Siyaset insanları, toplumları ve devleti yönetme şeklidir. Siyası hayat, bir uygulama ve eylem hayatıdır.

Din anlayışında  yorum farklılıklarının en önemli nedenlerinden biri siyasettir.. Siyaset, özellikle itikadi mezheplerin meydana gelmesinde etkin bir rol oynamıştır. Devlet yöneticilerinin siyasi tercihleri, dinin değişik şekillerde anlaşılması ve yorumlanmasına yol açmıştır.

Siyaset, dinin özellikle itikadi mezheplerin oluşmasında önemli bir etken olmuştur. İslam tarihinde mezhepleri birbirinden ayıran temel özelliklerin başında siyasi nitelikler göze çarpmaktadır. Örneğin, peygamberimiz  vefat ettikten  sonra kim halife olacağı konusunda anlaşmazlıklar çıkmış, farklı düşünen gruplar oluşmuştur. Yine, Hz. Ali ile Hz. Aişe arasında yaşanan cemel vakası, daha sonraları Haricilik ve şia gibi siyasi ve itikadi mezheplerin doğmasına neden olmuştur.

4- Dini metinlerden Kaynaklanan nedenler:

Dinî düşünce ve anlayışlardaki yorum farklılıkların ortaya çıkış sebeplerinden

birisi de dinî metinlerin farklı şekillerde yorumlanmasıdır. Kur’an-ı Kerim, İslam dininin temel kaynağıdır. Peygamberimiz zamanında insanların anlayamadıkları konular ve sorunlar, bizzat peygamberimiz tarafından açıklanıyor, insanlara ayetlerle ilgili bilgiler veriliyordu. Din konusunda insanlar peygamber efendimizin açıklaması etrafında birleşiyordu. Hz. Muhammed’in (sav) in vefatından sonra inşalar Ancak Kur’an’ın üslubu, insanların anlayış ve yorumlamalarında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına imkân tanımaktadır. Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerin bir kısmı “muhkem” (açık), bir kısmı da “müteşabih” (mecaz)’tir. Kur’an’daki müteşabih ayetleri, birçok din bilgini dildeki ilk anlamı ile bazıları ise mecaz anlamları ile açıklama yoluna gitmişlerdir. İşte müteşabih ayetlerin din alimlerince farklı yorumlanma biçimleri, zamanla bu düşünceler etrafında birçok insanın toplanmasına neden olmuş, mezheplerin ve dinî ekollerin oluşmasına zemin hazırlamıştır.


 

Copyright © 2014
ilimrehberi.com. Her hakkı mahfuzdur.