İlim Rehberi

İlim & Bilgi Rehberiniz

Organ nakli ne demek, Organ Bağışının Önemi,organ bağişinin toplumsal önemi,hangi organlar bağışlanabilir,Kaç yaşından itibaren organ bağışlanabilir,Organ nakli nerelerde gerçekleşir,Yapay organlar,

Organ bağışı ihtiyacı olan insanların yeniden hayata dönmesini sağlar. Kişinin hayatta iken kendi iradesi ile ölümünden sonra doku ve organlarının başka bir insanın tedavisi için kullanılmasına izin vermesine organ bağışı denir. Organ bağışı; görmeyen bir insanın görmesini ya da hayatını diyaliz cihazına bağlı olarak sürdüren bir böbrek hastasının hayata dönmesini sağlar.

Sağlıklı her organ bağışlanabilir. Ülkemizde; kalp, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular başarıyla nakledilebilmektedirler. Organlarını bağışlayan bir kişi birçok insana yaşama şansı verebilir.

Organ bağışı ile ilgili yasa gereği; organ bağışı yapabilmek için 18 yaşını doldurmuş olmak gerekir. Bu isteğin tanıklar huzurunda sözlü ve yazılı olarak yapılması ve ayrıca bunun bir doktor tarafından onaylanması gerekir. Organ bağışında bulunmak isteyen kişi “Doku ve Organ Bağış Belge”sini doldurur ve bu belgeyi bir kimlik gibi sürekli yanında bulundurur.

Görev yapmayacak durumda olan veya hastalık sonucu bedenimize zararlı hale gelen bir organın yerine sağlam bir organın nakledilmesi işlemine organ nakli denilir. Organ nakli canlı veya beyin ölümü gerçeklemiş kişilerden alınan organlarla yapılır. Canlı kişilerden organ nakli, organ veren kişinin yaşamını riske sokmayacak çift organların birini almak ile mümkündür (böbrek, parça olarak karaciğer ve pankreas gibi).

Organ nakli Sağlık Bakanlığı ve Üniversite hastanelerinin “Organ Nakil Merkezleri”nde gerçekle ştirilir.

Günümüzde uzmanlar, laboratuvar ortamında yapay organlar üretebilmekte dahası bunları ihtiyacı olan hastaların vücuduna naklederek kullanabilmektedirler. Örneğin Boston Çocuk Hastanesi doktorları, idrar keselerinde doğuştan sorun bulunan 7 çocuğun önce idrar keselerinden hücre örnekleri aldı. Ardından bu hücrelerden laboratuvarda idrar keseleri ürettiler. Yaklaşık iki ayın ardından üretilen idrar keseleri, hücre örnekleri alınan aynı hastalara takıldı. Doktorlar organların hastalara 4 yıl önce takıldığını ve geçen süre boyunca incelenen hastaların bir sorun yaşamadığını belirtti.

Yapay damar, böbrek, karaciğer ve kalp üretmek için çalışmalar devam etmektedir. Bu organların üretiminin başarılmasının , organ nakli bekleyen yüz binlerce insan için yeni bir umut olması bekleniyor.

Ülkemizin koşullarında organ bağışı yetersizliği nedeniyle her yıl diyaliz hastalarının yüzde 10’u hayatını kaybetmektedir.

Dayanışma ve yardımlaşma milletimizin geleneğidir ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesini sağlar. Atatürk’ ün “Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. Ve şunu katî olarak söyleyeyim ki bir millet, varlığı ve bağımsızlığı için her şeye girişir ve bu gaye uğrunda her fedakârlığı yaparsa, muvaffak olmaması mümkün değildir. Elbette muvaffak olur. Muvaffak olamaz ise o millet ölmüş demektir. Şu halde millet yaşadıkça ve her türlü fedakârlıkta bulundukça muvaffak olamaması hatıra gelmez ve böyle bir şey söz konusu olamaz.” Sözünde de belirttiği gibi toplumun bütün fertlerinin daima dayanışma içinde olmaları gerekir. Bir toplumun ilerleyip gelişebilmesi ve sağlıklı olarak ayakta durabilmesi için bu kaçınılmaz bir şarttır. Organ bağışı da toplumsal dayanışmaya ve yardımlaşmaya en güzel örnektir.


 

Copyright © 2014
ilimrehberi.com. Her hakkı mahfuzdur.